The Dark Knight

Başlıktan da anlaşılabileceği gibi The Dark Knight’ı beğenmeyenlerdenim. Filme büyük bir beklentiyle gittim. Fragman beni büyülemişti. Bir kere filmde Batman-Joker kapışması vardı. Bu başlı başına bir heyecan. Fragmanı görmeden önce Heath Ledger’ın performansının Jack Nicholson’ın ki ile boy ölçüşemeyeceğini düşünüyordum. Ama fragmandan sonra bu fikrim tamamen değişti. Heath Ledger muhteşem bir performans göstermiş filmde ama filmi kurtaramamış.

Böyle muhteşem bir performansın hikayesiz, geçmişi olmayan bir Joker karakteriyle harcanmasına üzüldüm. Bir düşünün Tim Burton’ın Joker karakterini, yani şakacı, insancıl yönü daha fazla olan, daha dehşet veren Joker’ini Heath Ledger oynasaydı ne güzel olurdu.

Bir kere şu ultra karanlık film çekme hevesine sinir oluyorum. Aynı muhabbet her Harry Potter filminde de var ama oraya girmeyelim. Joel Schumacher’in neonlu, janjanlı Batman’lerinden sonra seriyi ancak böyle karanlık filmlerle kurtarabiliriz diye düşünmüşler. Orası güzel ancak bu karanlık Burton’ınkiler kadar doğal değil, bu ultra karanlık Batman Begins ve The Dark Knight bana çok yapmacık geliyor.

Batman Begins’i hiç sevmemiştim. Bir Batman fanı olarak ben Batman’i gizemli olduğu için seviyordum Batman’in ve dolayısıyla Bruce Wayne’in geçmişini tüm çıplaklığı ile öğrenmek ilgimi pek çekmedi, bu diğer filmlerde flashbacklerle zaten yapılıyordu bu da Batman’i daha gizemli kılıyordu. Batman Begins, Batman’in tüm tabularını yıktı ve Bruce Wayne’i de tamamen yıktı. Burton’ın filmlerindeki kimliğini gözlerden uzaklaşarak gizleyen, o asil, karizmatik, aristokrat Bruce Wayne gitti, yerine kimliğini kızlarla gezerek, her türlü ortama girip kendini göstererek gizlemeye çalışan, toplantılarda uyuyan, karizma yoksunu bir Bruce Wayne geldi.

Christian Bale’in oyunculuğunu çok beğensem de Batman rolüne gittiğini hiç düşünmüyorum. Çene yapısı ve neredeyse üst dudağının olmayışı yüzünden Batman kostümüne yakışmıyor. Seneryo yüzündende Bruce Wayne karakterinede oturduğunu maalesef söyleyemiyoruz. Hele Michael Keaton’dan sonra.

Daha önceki filmlerde ve çizgi filmlerinde gördüğümüz o ince uzun ve çok estetik duran Batmobile’in Nolan’ın filmlerinde bir tanka dönüşmesi, The Dark Knight’da, önceki filmde şatosu yanan Batman’in artık bir dairede yaşaması ve dolayısıyla mağarasının olmayışı çok önemli eksikler. Ayrıca, Alfred karakterini Michael Caine’in canlandırması bence çok yanlış bir seçim. Alfred’in karizması asla Bruce Wayne’in önüne geçmemeli. Bu yüzden diğer dört filmdeki Michael ough seçimi çok daha yerindeydi.

Batpod ise filmde güzel bir süpriz olmuş sonuçta Batman’i farklı oyuncaklarda görmek güzel ama daha önce Batman’i yarasa şeklinde bir uçak kullanıp, dolunay önünde poz verdiğini gördüğüm için pek kesmedi.

Nolan’ın bu açıdan çok eksikleri var, artıları yok değil mi var tabi. Aksiyon sahneleri gerçektende çok güzel. Filmin başındaki soygun sahnesi falanda. Ama bu idare etmez. Özellikle konu Batman olunca. Filmde aksiyona o kadar önem verilmiş ki Joker karakterinin nereden geldiği, ne olduğu ve filmin sonunda nereye gittiği havada kalmış.

The Dark Knight’ın yaptığı tek güzel şey Harvey Dent’in hikayesini anlatmak olmuş. Ne Burton ne de Schumacher, Harvey Dent’i böyle iyi işleyebilmişti. Onun Two Face oluşunun öyküsü filmi taşıyor zaten. Bu hikaye gerçekten çok iyi işlenmiş ve filmi izlerken insan ister istemez Harvey Dent’e bir sempati duyuyor ve Two Face olacağı için üzülüyor. Tıpkı Star Wars Episode III’de olduğu gibi. Anakin Skywalker’ın Darth Vader olacağını biliyoruz ama heyecanla filmi izliyoruz, Darth Vader olunca sinirleniyoruz, üzülüyoruz. Dent/Two Face hikayeside böyle birşey. Ancak o da anlam veremediğim bir şekilde çok çabuk sona eriyor ve Two Face bu kadar kolay harcanıyor. Batman Forever’da Two Face’in ölümü bence çok daha iyiydi. Ama Dent’i bu kadar iyi tanımadığımız için pek anlamlı gelmemişti.

Sonuç olarak filmin artıları Heath Ledger’ın Joker’i ve Aaron Eckhart’ın Two Face’i. Jack Nicholson ve Tommy Lee Jones’ın performanslarının üstüne çıkmayı başarmışlar. Ama eksik bir şeyler var. Ahh Chirstopher Nolan ahh Jonathan Nolan ahhh…

Belki daha az beklentiyle izlendiğinde veya Batman’e dair tüm bildiklerimizi unutup izlediğimizde bahsedildiği kadar güzel bir film olabilir…

2 Comments

    batman’in geçmişinin gizli kalması seni tatmin eden şey jokerden geçmişini açıllanmasını bekliyosun .. niye bunu bekliyosun peki? kendi içinde çelişiyosun.
    burton’ın filmlerinden oldukça gerçekçi ve akılcı. batmoblie buna dahil.

  • batman’in olayı zaten gizemli olmasıdır. bir süper kahraman ne kadar gerçekçiyse burton’ın batman’leri de o kadar gerçekçidir. velhasıl, scarecrow gerçekçi olsa ne olur olmasa ne olur. batman, joker sayesinde batman olmamıştır ancak the dark knight, sadece joker sayesinde iyi bir filmdir. sanırım nolan da burton’ın yarattığı batman evreniyle yarışamayacağını bildiği için penguen gibi bir villian’ı filmlere konu etmeye yanaşmıyor. bu filmi bir batman filmi değil de joker filmi olarak ele alırsak ancak o şekilde başarılı sayabiliriz..

    öyle de batmobile olmaz zaten dediğim gibi batman’in uçağını, denizaltı misali botunu görmüş izleyici de öyle kıçı kırık bir motosikletle, tanktan bozma batmobile’le tatmin olmaz..

Yorum Yazın

You must be logged in to post a comment.