‘Suç’ Kategorisi

Little Children

Amerikan sinemasında banliyö ilginç bir kavram olarak yer alır her zaman. Aslında her şeyin sıradan göründüğü bu banliyölerde işler hiç öyle göründüğü gibi sıradan değildir. Şahsen bir Amerikan filminde banliyö dendiği an “orada duralım” derim çünkü banlyöde geçen her hikayenin başı fırtına öncesi sessizlik gibidir. Bu banliyöler de sapığından katiline, [...]

Continue Reading...

The Midnight Meat Train

Uzun süredir izlemek istediğim filmlerin başında gelen bir filmdi The Midnight Meat Train. Hakkında okuduğum olumlu eleştirilerin bende yarattığı izlenimle ve uzun süredir korku filmi -en azından kaliteli korku filmi- izlememenin verdiği heves ile DVD’sini alıp oturdum televizyonun başına. Film bittikten sonrada uzun süre doya doya ekstra seçeneklerin içinde kaybettim kendimi [...]

Continue Reading...

Sleuth

Eskisi kadar film eleştirisi yazmıyorum farkındayım. Sadece eleştiri yazısı yazarken keyif alacağım filmleri yazacağım bundan sonra. Sleuth’da böyle bir film. 2007 yapımı yeniden çevriminden bahsediyorum. Normalde bende birçok sinema sever gibi yeniden çevrimlerden haz etmem. Hele ki orjinal versiyonlarını izlemişsem. Ancak bazen önce yeniden çevrimini izleyip sonra orjinalini izlediğim filmlerin [...]

Continue Reading...

Basic Instinct

Bugün Basic Instinct’i bitirdim. Bitirdim diyorum çünkü filmi iki oturumlu biçimde izledim. Filmin meşhurluğundan mı ne biraz fazla beklentiyle izlemeye başladım ama pek beklediğimi bulamadım. İkincisini önce izlemiştim kalburüstü bir film olduğunu düşünüyorum Basic Instinct 2′nun. Bu filmde öyle.
Bir kere film çat diye meşhur, adamın yatağa bağlanıp öldürülmesi sahnesiyle başlıyor. [...]

Continue Reading...

Before the Devil Knows You’re Dead

Son zamanlarda buraya beni çok etkileyen filmleri yazamıyorum. Evet, malesef Before The Devil Knows You’re Dead’de öyle bir film değil. Filmi pek bir beklentiyle almadım ama DVD kapağında ki yorumları ve arka kapağı okuyunca çok sürükleyici bir film olduğunu düşündüm. Bir kere filmin açılış sahnesi baştan falso. Sex sahneleriyle açılan filmlerden [...]

Continue Reading...

Angels & Demons

Bugün Angels & Demons filmine gittim. Film hakkında yazılan yazılarda hep film övülmüştü ama kendi oyuncuları ve yönetmeni tarafında. Konusu falan güne ağır kaçar diye gitmek istemedim pek. Ama beklediğimden daha iyi çıktı. Film bir kere National Treasure havasında ilerliyor. Da Vinci’s Code’da olduğu gibi birçok defa bitti sanıyorsunuz filmi. [...]

Continue Reading...

The Dark Knight

Başlıktan da anlaşılabileceği gibi The Dark Knight’ı beğenmeyenlerdenim. Filme büyük bir beklentiyle gittim. Fragman beni büyülemişti. Bir kere filmde Batman-Joker kapışması vardı. Bu başlı başına bir heyecan. Fragmanı görmeden önce Heath Ledger’ın performansının Jack Nicholson’ın ki ile boy ölçüşemeyeceğini düşünüyordum. Ama fragmandan sonra bu fikrim tamamen değişti. Heath Ledger muhteşem [...]

Continue Reading...