‘Gerilim’ Kategorisi

The Devil’s Advocate

Sinema varolduğu günden beri hayatın birçok dalı beyazperdeye konu olmuştur. Aslında sinema sadece başkalarının hayatını izlemek değil, onları yaşamaktır. İnsan bir film izlerken filmde kendinden bir şeyler bulabiliyorsa ya da filmde kendinden bazı parçalar görebiliyorsa, 7.sanat eserinin başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Hukuk konusunu içinde barından sayısız filmde, biz  hukukçular ya da hukukçu adayları kendimizden birçok şey [...]

Continue Reading...

Terminator 3: Rise of the Machines

Bu yaz değişik film maratonları yapıyorum. Kült film serilerini ilk önce en son çekilmiş, blockbuster ile sabun köpüğü kategorileri arasında gezen son bölümlerini ardından kronolojik sıralamayla serilerin eski bölümlerini izliyorum. Geçtiğimiz günlerde Terminator’ı bitirdim şimdide Indiana Jones geceleri yapıyorum. Şuana kadar dört film olan Terminator serisinde neden üçüncü filmi yazmayı tercih ettiğimi tam olarak bilmiyorum. [...]

Continue Reading...

Interview with the Vampire: The Vampire Chronicles

Stephenie Meyer’ın Twilight serisinin sinema dünyasındaki vampir öğesiyle git gide özleşmeye başladığını istesek de istemesek de kabul etmemiz gerekir. Her ne kadar Meyer’ın vampirler evrenine kattığı bu yeni bakış açısı benim için son derece irite edici olsa da birçok kişiyi derinden etkilediği ve Twilight sonrası vampirleri konu alan eserlerin bir [...]

Continue Reading...

The Last House on the Left (2009)

Bahsedeceğim film Wes Craven’ın yönetmen değil yapımcı olduğu 2009 yapımı bir remake olan The Last House on the Left. The Last House’ı son dönemde yeniden çevrimleri moda olan Wes Craven korku filmlerinden biri olarak değerlendirmek yerine bir gerilim filmi olarak ele almak daha uygun gelir çünkü 2009 yapımı filmde izleyiciyi korkutacak [...]

Continue Reading...

Shocker

1989 yapımı bir Wes Craven filmi olan Shocker, fragmanından etkilenip izlediğim filmlerden bir tanesi. Günümüzde Wes Craven adı korku sinemasına can veren Scream serisiyle ve yeniden çevrilen başyapıtlarıyla anılsa da çoğu korku sineması hayranı tarafından Nightmare on Elm Street ile hatırlanır. Wes Craven, Nightmare on Elm Street ile sekiz film [...]

Continue Reading...

The Twilight Saga: New Moon

Meşhur vampir filminin ikincisi büyük bir sükseyle vizyona girdi. Salonlarda yerler ayırtıldı, nefesler tutuldu. Uzun bir süre sonra heyecanla beklediğimiz Edward’ı tekrar dev ekranlarda görmek için salonlara koşmadık tabii. İlk filmi büyük beklentiler içinde alıp büyük bir hayal kırıklığına uğramıştım. Öyle bir filmdi ki ne kadar kötü olduğunu ikincisine gidince [...]

Continue Reading...

Taking of Pelham 123

Çok uzun zaman olmuş sinema yazısı yazmayalı. En son 25 Temmuz’da yazmışım o zamandan günümüze izlediğim film sayısı da bir elin parmaklarını geçmez heralde. Koro, Speed Racer, The Taking of Pelham.. Bu üçü aklıma gelenler. Bunların dışında yarısında çıktığım Ice Age 3 ve yarıyı bile beklemeden çıktığım Harry Potter 6 var. [...]

Continue Reading...

Hollywoodland

Uzun süredir film yazısı yazmıyordum. Zaten bayaadır da film izlememiştim. Bu film izlememe durumunu Hollywoodland filmi ile bozdum. Hollywoodland LA’deki Hollywood yazısının asıl hali. Filmide ucundan Hollywood’lu 1951-1958 yılları arasında Adventures of Superman dizisinde Superman’i canlandıran George Reeves’in hayatından bir kesiti anlatıyor.
Filmin kadrosunda yer alan isimlere göz attığımızda Adrien [...]

Continue Reading...

Basic Instinct

Bugün Basic Instinct’i bitirdim. Bitirdim diyorum çünkü filmi iki oturumlu biçimde izledim. Filmin meşhurluğundan mı ne biraz fazla beklentiyle izlemeye başladım ama pek beklediğimi bulamadım. İkincisini önce izlemiştim kalburüstü bir film olduğunu düşünüyorum Basic Instinct 2′nun. Bu filmde öyle.
Bir kere film çat diye meşhur, adamın yatağa bağlanıp öldürülmesi sahnesiyle başlıyor. [...]

Continue Reading...

Sheitan

Bu aralar hep kısa kısa notlar yazmışım bloga gözüme takılanlarla ilgili. Şöyle bir film yazısı yazalımda blog özüne dönsün. Son izlediğim filmi 2006 yapımı bir korku filmi olan, Sheitan. Douches Froides’den sonra kısa zamanda izlediğim ikinci Fransız filmi oldu Sheitan ama Douches Froides’in yanına bile yaklaşamıyor maalesef. Filmde meşhur aktör [...]

Continue Reading...